6 Nisan 2015 Pazartesi

Yurtdışındaki grup firmasından alınan krediye ait faizin KDV tevkifatı hakkında


T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
TEKİRDAĞ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü)


Sayı
:
75497510-130[9-2014-77]-41
17/07/2014
Konu
:
Yurtdışındaki grup firmasından alınan krediye ait faizin KDV tevkifatı hk.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Avrupa Serbest Bölgede bulunan şirketinizin yurtdışı grup firmasından almış olduğu krediye karşılık yapılan faiz ödemeleri üzerinden sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
             3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
              -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
              -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,
              -9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği,
              -17/4-ı maddesinde, serbest bölgede verilen hizmetlerin KDV'den istisna olduğu,        
             hüküm altına alınmıştır.
            Diğer taraftan, KDV Kanununun uygulanmasına ilişkin olarak 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin "I/C-2.1.2.1. İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler" başlıklı bölümünde; ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetlerin KDV'ye tabi olacağı, bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği, hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyeceği, KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olmasının şart olmadığı, KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorunda oldukları açıklanmıştır.
            Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin "3.6.2. Serbest Bölgelerde İfa Edilen Hizmetler" başlıklı bölümünde, Serbest Bölgeler Kanununun, 5810 sayılı Kanunla değişik, 6 ncı maddesi ile serbest bölgelerin; Türkiye Gümrük Bölgesinin parçası olmakla beraber, ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu, bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı ve aynı Kanunun 8 inci maddesi ile de serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaretin, dış ticaret rejimine tabi olduğu, serbest bölge ile diğer ülkeler ve serbest bölgeler arasında dış ticaret rejimi uygulanmayacağının hükme bağlandığı açıklanmış KDV istisna uygulamasına ilişkin örneklere yer verilmiştir.
            Buna göre, yurt dışı grup firmasından aldığınız kredi ile ilgili işlemler, KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte ve bu işlemler nedeniyle hesaplanacak faiz tutarları KDV'ye tabi bulunmakta olup,  Kanunun 9 uncu maddesi gereğince şirketiniz tarafından faiz tutarları üzerinden hesaplanan KDV nin de Şirketinizce sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Alyans üretimi nedeniyle müşteriden işçilik bedeli olarak alınan has altının VUK,KVK ve KDV yönünden değerlendirilmesi

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü


Sayı
:
21152195-35-02-315
27/05/2014
Konu
:
Alyans üretimi nedeniyle müşteriden işçilik bedeli olarak alınan has altının VUK,KVK ve KDV yönünden değerlendirilmesi.

             İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eki dilekçenizden; firmanızın müşteriye ait has altını alarak  alyans üretiminde bulunduğu ve işçilik bedelini de has altın olarak tahsil ettiği  belirtilerek, işçilik faturasında KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı ile müşterilerinden işlenmek üzere alınan 1 Kg. has altın için gider pusulası veya başka bir sertifika kullanılıp kullanılamayacağı,
             İşlenme faaliyetlerinden sonra düzenlenen işçilik tutarına ait faturadaki bedelin 8.000,00 TL'yi aşması durumunda 332 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere, tahsilat ve ödemelerin banka, banka benzeri finans kurumları ve posta idareleri aracılığıyla yapılıp yapılmayacağı,
            Şirketlerin geçici veya kurumlar vergisi beyanlarında enflasyon düzeltmesi uygulayıp uygulamayacağı hususlarında  Başkanlığımız görüşünun talep edildiği anlaşılmıştır.    
            VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu, 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, 231 inci maddesinde ise faturada bulunması gereken bilgiler arasında satılan malların teslim tarihinin ve irsaliye numarasının bulunmasının zorunlu olduğu ile malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır.
            Öte yandan, 173 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin C/1-e bölümünde "Mükelleflerin, yarı mamul veya mamul mallarını, bazı işlemler yapılmak üzere, diğer mükelleflere göndermeleri ve bu mükelleflerden malları geri getirmeleri durumunda götürülen ve geri getirilen mallar için gidiş ve geliş taşımaları sırasında ayrı ayrı sevk irsaliyesi düzenlemeleri zorunludur.
            Malların götürülmesinde düzenlenecek sevk irsaliyelerinin müşteriler bölümüne işlemi yapacak kimsenin adı ve soyadı, varsa ticaret unvanı, vergi dairesi ve hesap numarası ile, yapılacak işin türü (Mesela : "Boyatılmak, tamir ettirilmek, parça değiştirmek üzere " şeklinde bir ibare) yazılacak, işlem gördükten sonra malın tekrar taşınmasında düzenlenecek sevk irsaliyelerinin müşteriler bölümüne ise, işlem türü ile işlemi yapana ilişkin bilgiler yazılacaktır.
            Ancak, söz konusu malların işlemi yapacak mükellefler tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde sevk irsaliyesinin, yukarıda belirtilen esaslara göre bu kimseler tarafından düzenleneceği tabiidir." açıklaması yer almaktadır.
            Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin A fıkrasının 1 inci bendinde, kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde % 100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutacakları, enflasyon düzeltmesi uygulamasının her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona ereceği, 9 uncu bendinde ise münhasıran sürekli olarak işlenmiş; altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükelleflerin bu fıkranın 1 inci bendinde yer alan şartlara bakılmaksızın enflasyon düzeltmesi yapacakları hüküm altına alınmıştır.
            Konu hakkında yayımlanan 19 No.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinin "3. Münhasıran Sürekli Olarak İşlenmiş Altın, Gümüş Alım-Satımı ve îmali ile İştigal Eden Mükelleflerin Enflasyon Düzeltmesi' başlıklı bölümünde "335 ve 348 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen esaslar dahilinde, Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (9) numaralı bendine istinaden, münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler her halükarda enflasyon düzeltmesi yapmaya devam edeceklerdir. Ancak, söz konusu mükelleflerin düzeltilmiş bilançolarını geçici vergi beyannamelerine ekleme zorunluluğu bulunmamaktadır..." açıklaması bulunmaktadır.
            Diğer taraftan, mezkûr Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 320, 323, 324, 332 ve 337 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğu ve uygulamaya ilişkin esasları açıklanmıştır. Söz konusu Tebliğlerde; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (Türkiye'de mukim olmayan yabancılar hariç) mal ve hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000 TL üzerindeki tahsilat ve ödemelerin bankalar, özel fınans kurumları (Katılım Bankaları) ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınarak yapılması gerektiği belirtilmiştir.
            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre;
            -Müşteriden işlenmek üzere alınan altının tarafınıza gönderilmesi satış işlemi olmadığından fatura vb. belge düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak söz konusu altının işlenmek üzere şirketinize veya işlendikten sonra alyans olarak müşteriye gönderilmesi işlemleri için yukarıda açıklandığı şekilde sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmektedir.
            -Müşterilerinizden altın alıp müşterinize alyans olarak teslim etmeniz karşılığında yaptığınız işçilik hizmeti karşılığı olarak tahsil ettiğiniz altının fatura bedeli 8.000 lirayı aşsa bile ayni olarak yapılan bir teslim bulunmasından dolayı tevsik kapsamında değerlendirilmeyeceğinden banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla ödenmesine gerek bulunmamaktadır.
            -Sürekli olarak işlenmiş altın alım-satımı ve imali ile iştigal ettiğinizden dolayı enflasyon düzeltmesi yapmanız gerekmektedir.
            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasıyla da safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde,
            "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
            -İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            -İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."
            hükmü yer almaktadır.
            Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesinde ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Ayrıca "Dönemsellik" kavramı gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin müşteriden aldığı has altını işleyerek alyans haline getirmesi için verdiği işçilik hizmeti karşılığı elde ettiği gelirlerin tahakkuk ettiği dönem itibariyle kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, hizmeti alan mükelleflerin işçilik bedelini altın olarak ödemesi nedeniyle şirketinize altın satışı yapıldığı kabul edilecek ve bu satış işlemi nedeniyle oluşabilecek kazançlar da kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilecektir.
            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
           3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
            Söz konusu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlananKDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1) bölümünde, kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar; Tebliğin (I/C-2.1.3.2.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler belirlenmiştir.
           Buna göre, alyans üretiminize ilişkin olarak müşteriden  has altın alarak vediğiniz işçilik hizmeti, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.) bölümünde belirtilen hizmetler arasında yer almadığından bu hizmette tevkifat uygulanmasına gerek bulunmamaktadır.
           Bilgi edinilmesini rica ederim.

Ayakkabı üzerine yapılan nakış işinin KDV tevkifatına tabi olup olmadığı

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü


Sayı
:
B.07.1.GİB.4.35.17.01-35-02-392
18/08/2011
Konu
:
Ayakkabı üzerine yapılan nakış işinin tevkifata tabi olup olmadığı.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ayakkabı üzerine yapılan nakış işine uygulanacak katma değer vergisi oranı ile bu işlemin tevkifata tabi olup olmadığı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
             3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun "Oran" başlıklı 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 24/12/2007 tarih ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinde, mal teslimleri ile hizmet ifalarına uygulanacak katma değer vergisi oranları;
             a) Ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, vergiye tabi işlemler için %18,
            b) Ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1,
            c)  Ekli (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8,
             olarak tespit edilmiş olup,  (II) sayılı listenin "Diğer Mal ve Hizmetler" başlıklı (B) bölümünün 10 uncu sırası ile fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işleri % 8 oranında katma değer vergisine tabi tutulmuştur.
            107 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde ise; 51, 53 ve 58 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde kapsamı ile uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlenen fason tekstil ve konfeksiyon işlerinde, 5/1/2008 tarihinden itibaren düzenlenecek faturalara konu işlemler için ( ½) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir.
             Ayrıca, 51 ve 53 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işlerinde sorumluluk uygulamasına ilişkin olarak açıklamalara yer verilmiş,  çanta ve ayakkabının fason işleri KDV tevkifatı dışında bırakılmıştır.
            Buna göre, ayakkabı üzerine yapılan nakış işi, genel oranda (%18) KDV ye tabi olup, "fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işi" olarak da değerlendirilmediğinden işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Bilgi paylaşım portalı aracılığı ile internet üzerinden verilen bilgi paylaşım bedeline KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü



Sayı
:
45404237-130[I.13.148]-97
07/04/2014
Konu
:
İnternet üzerinden verilen bilgi paylaşımı bedeline tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ticari faaliyetinizin ülke ticaretini artırmak amacıyla yurtdışında (Almanya, Ukrayna, Rusya, Çin, İngiltere vb tüm dünya ülkeleri) faaliyet gösteren yabancı firmaların mal ve hizmet taleplerinin ve bu zamana kadar hangi ürünleri satın aldıklarının güncel listesi ile iletişim bilgilerinin bulunduğu bilgi paylaşım portalı olduğu, şirketinizin bu bilgileri üyelerine aylık ve yıllık abone yapılarak hizmet verdiği belirtilerek, internet üzerinden abone üyelik şekli ile verdiğiniz bilgi paylaşım bedeline KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş istediğiniz anlaşılmıştır.
            KDV Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
            Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin; (3.1.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki sorumlular, (3.2.) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler, (3.3.) bölümünde ise kısmi tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır.
            Buna göre, şirketiniz tarafından internet üzerinden  aylık ve yıllık abone yapılarak verilen bilgi paylaşım hizmeti, 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.2) bölümünde sayılan tevkifat uygulanacak hizmetler arasında yer almadığından söz konusu hizmet dolayısıyla anılan Tebliğ kapsamında tevkifat yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Belediyenin sevk ve idaresinde gerçekleştirilen başıboş hayvanları toplama ve nakil işinde KDV tevkifatı


T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)


Sayı
:
B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-2010-14009-04-386
26/05/2010
Konu
:
Belediyenin sevk ve idaresinde gerçekleştirilen başıboş hayvanları toplama ve nakil işinde KDV tevkifatı

İlgide kayıtlı dilekçenizde, belediyeniz sınırları içerisinde bulunan başıboş hayvanları toplama ve nakil işi ile ilgili hizmet alımında hakediş ödemelerinin KDV tevkifatına tabi olup olmadığı ve tabi ise ne oranda olacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 9/1 inci maddesinde "Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir." hükmü yer almaktadır.
Bu yetkiye dayanarak yayımlanan 96 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (5.1) bölümüne göre, 1/12/2005 tarihinden itibaren katma değer vergisi mükelleflerinin alt işverenlerden veya bu konuda faaliyette bulunan diğer işletmelerden temin ettikleri işgücü hizmetine ait KDV (% 90) oranında tevkifata tabi tutularak bunlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.
Öte yandan 97 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (2.2) bölümünde ise düzenlemenin eleman temini şeklindeki hizmetleri kapsadığı, bu hizmet dışındaki hizmet ifalarının işgücü hizmetlerine ilişkin tevkifat uygulaması kapsamında değerlendirilmeyeceği ifade edilmiştir.
96 ve 97 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerinde düzenlenen işgücü temin hizmeti, alt işverenlerden temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması halinde tevkifat kapsamına girmektedir.
Buna göre, yüklenici firma tarafından belediyenize sunulan başıboş hayvanları toplama ve nakil işi hizmeti, prensip olarak belediyenizce verilen hizmetin devamı niteliğinde olup, belediye yönetiminin sevk ve idaresinde sunulabileceğinden 96 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (5.1.) bölümü kapsamında % 90 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Okul aile birliğine ödenen kantin bedelinden Katma Değer Vergisi tevkifatı

Uygulamada mülkiyeti Hazineye ait olup, Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli ve bu Bakanlığa bağlı okul ve kurumlardaki kantin, açık alan, salon ve benzeri yerlerin, bizzat okul aile birliklerince işletilmeyerek, üçüncü kişilere işlettirildiği yani, işletme hakkının yapılan ihalelerle başka kişi veya firmalara kiralanması yoluna gidildiği sıkça görülmektedir.
Bu türden bir kiralama işlemine taraf olan ve kantin işletmeciliği faaliyeti yürüten bir mükellef tarafından İlköğretim Okulu Okul Aile Birliği Yönetim Kurulundan yaptığı kantin kiralaması işleminin katma değer vergisine tabi olup olmadığı ve söz konusu işlem dolayısıyla sorumlu sıfatı ile 2 nolu Katma Değer Vergisi beyannamesi verilip verilmeyeceğinin bildirilmesi istenilmiş olup, konu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen Özelge yazımız metnine alınmıştır.

Harita mühendisliği hizmetinde KDV tevkifatı






















T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ŞANLIURFA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü



Sayı
:
64958909-015-16
07/04/2014
Konu
:
Harita Mühendisliği Hizmetinde KDV Tevkifatı

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firmanızın harita mühendisliği faaliyeti ile iştigal ettiği belirtilmekte olup, firmanızdan hizmet alan gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak olan hakediş ödemeleri üzerinden katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ile yapılması halinde tevkifat oranının ne olacağı hususlarında bilgi istenilmektedir.
            KDV Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
            Bu yetkiye istinaden yayımlanan 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.1.2) bölümünde tevkifat uygulayacak idare, kurum ve kuruluşlar, (3.2) bölümünde tevkifat uygulanacak hizmetler, (3.3) bölümünde ise tevkifat uygulanacak teslimler sayılmıştır.
            Söz konusu Tebliğin;
            - (3.2.1.) bölümünde, Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüd-proje hizmetlerinde alıcılar tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı, "Kapsam" başlıklı kısmında ise; yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetlerin yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verilmesi halinde Tebliğin (3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirileceği,
            - (3.2.2.) bölümünde; Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı, yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetlerin bu bölüm kapsamında değerlendirileceği
            ifade edilmiştir.
            Buna göre, firmanız tarafından Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen harita mühendisliği faaliyetinin yapım işleri ile birlikte verilmesi halinde (2/10) oranında, söz konusu hizmetin yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilmesi halinde ise (9/10) oranında tevkifata tabi tutulması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Malzemesiz temizlik hizmeti işi ve KDV tevkifatı uygulaması

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)



Sayı
:
84974990-130[9-2013/60]-338
08/04/2014
Konu
:
Tevkifat uygulaması

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ihale edilen malzemesiz temizlik hizmeti işini aldığınızı belirterek, söz konusu temizlik hizmetinde uygulanacak tevkifat oranına ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
             3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş ve bu yetkiye istinaden yayımlanan ve 01.05.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde KDV tevkifatına ilişkin usul ve esaslarına ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.
             117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin;
             - "3.2.10. Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri" başlıklı bölümünde Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanların temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında, alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı,
             - "3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri" başlıklı bölümünde, Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanacakları işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında) alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı,
             belirtilmiştir.
             60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin "2.2.2.10. Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri" başlıklı bölümünde, malzemesiz temizlik hizmetlerinin 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.2.5) bölümünde düzenlenen işgücü temin hizmetine ilişkin koşulları taşıması kaydıyla, ilgili bölüm kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacağı açıklanmıştır.
             İlgide kayıtlı özelge talep formu ekinde yer alan Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yapmış olduğunuz "Temizlik Hizmet Alımı Teknik Şartnamesi"nin 4 üncü maddesinde, temizlik işinde istihdam edilecek elemanların sevk, idare ve kontrolünün firmanızda olacağı belirtilmektedir.
             Buna göre, söz konusu hizmetin; istihdam edilecek elemanların sevk, idare ve kontrolünün firmanızda olması nedeniyle "işgücü temin hizmetleri" kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, "temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri" kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Şirket aktifinde kayıtlı gayrimenkulün satışının KDV'den istisna olup olmadığı

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü


Sayı
:
B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17.4-390
31/01/2012
Konu
:
Şirket aktifinde kayıtlı gayrimenkulün satışının KDV'den istisna olup olmadığı.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirket aktifinde kayıtlı gayrimenkul satışının KDV'den istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edilmiştir.
             I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendiyle; kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75 lik kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu, bu istisnanın, satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulacağı, satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hükmün uygulanacağı, bedelsiz olarak veya rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değeriyle elde edilen hisse senetlerinin elde edilme tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin elde edilme tarihinin esas alınacağı, devir veya bölünme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifasenetleri ile rüçhan haklarının satışında iki yıllık sürenin hesabında devir olunan veya bölünen kurumda geçen sürelerin de dikkate alınacağı, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmıştır.
             Anılan istisna tatbikine ilişkin ayrıntılı açıklamalara Resmi Gazete'nin 03/04/2007 tarihli ve 26482 sayılı nüshasında yayımlanan 1 seri numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6" bölümünde yer verilmiş olup, söz konusu Tebliğin "5.6.2.3.4. Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması" başlıklı ayrımında;
            "Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
            İstisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu menkul kıymet veya taşınmaz ticareti vekiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir.
            Satışa konu edilen kıymetlerin iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da geçerlidir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı ise istisnaya konu edilmeyecektir. " açıklamalarına yer verilmiştir.
            Firmanızın, özelge talep formuna ekli dilekçesinde de açık bir şekilde ifade edildiği üzere, Şirket ana sözleşmesinde emlak alım satımı ve inşaat yapma gibi faaliyetlerin yazılı olması ve fiilen de emlak komisyonculuğu faaliyetinde bulunması, şirketinizin gayrimenkul ticareti ile uğraştığının kabulünü gerektirmektedir.
            Bunun doğal bir sonucu olarak da gayrimenkul ticareti ile uğraşan Şirketinizin özelge talep formuna konu ettiği gayrimenkulün şirket faaliyetinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olması halinde bu gayrimenkulün satışından elde edilen kazancın %75 lik kısmının Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür.
            Ancak, anılan gayrimenkulün Şirket faaliyetinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olmaması halinde, istisna hükmünden faydalanılamayacağı tabiidir.
            II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-r maddesinde; kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin vergiden istisna olduğu,
            İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamında yer almadığı,
             İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı hükmüne yer verilmiştir.        
            60 No.lu KDV Sirkülerinin "8.2.4. İki Tam Yıl Süreyle Sahip Olunan Taşınmazların Satışı"  başlıklı bölümünde;
            "KDV Kanununun 17/4-r maddesine göre, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV'den müstesnadır.
             Bu hüküm uyarınca, kurumların aktiflerinde, belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların (arsa, arazi, bina) satışı KDV'den müstesnadır. Bu satışların müzayede suretiyle yapılması halinde de istisna uygulanacaktır.
             Ancak, istisna hükmü, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz teslimleri için geçerli olmadığından, taşınmazların ticaretini yapan kurumlar ile mülkiyetlerindeki taşınmazları ticari bir organizasyon içinde satan belediyeler ve il özel idarelerinin bu istisnadan faydalanmaları mümkün değildir." denilmektedir.
            Buna göre, satışa konu edilecek taşınmazın şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olması kaydıyla söz konusu satış işlemi KDV den istisna olacaktır. Ancak taşınmazın şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olmaması halinde firmanızın faaliyet konuları arasında taşınmaz ticareti yer aldığından söz konusu satış işlemi KDV ye tabi olacaktır.
             Bilgi edinilmesini rica ederim.

Yurt içinden havayolu şirketine yapılan işletme ve donatım malzemelerinin tesliminde KDV

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü



Sayı
:
93767041-130[16-2013/126]-41
08/04/2014
Konu
:
Yurt içinden havayolu şirketine yapılan işletme ve donatım malzemelerinin tesliminde KDV

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, havayolu şirketlerine yapacağınız işletme ve donatım malzemesi teslimlerinin katma değer vergisine (KDV) ye tabi olup olmadığı hususunda bilgi talep edilmektedir.
            3065 sayılı KDV Kanununun;
            -1/1 maddesinde ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 maddesinde her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu,
            -16/1-b maddesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası hariç], geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithalinin KDV den istisna olduğu,
            hüküm altına alınmıştır.
            Öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167/9-d maddesi hükmü ile; deniz ve hava ulaşım araçlarına ait donatım ve işletme malzemesi ithali gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.
            Bu açıklamalar çerçevesinde, deniz ve hava ulaşım araçlarına ait donatım ve işletme malzemelerinin gerek firmanız gerekse havayolu şirketi tarafından 4458 sayılı Kanunun 167/9-d maddesine göre gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilmesi halinde, bu ithalat işlemi 3065 sayılı Kanunun 16/1-b maddesi uyarınca KDV den istisna olacaktır. Ancak, firmanızca ithal edilen donatım ve işletme malzemelerinin havayolu şirketlerine yurt içinde teslimi genel hükümlere göre  KDV ye tabi tutulacaktır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.